Son Dakika Haberleri
Anasayfa » Haberler » Kendini Sorgulamak, Bedel Ödemek

Kendini Sorgulamak, Bedel Ödemek


Bir gazeteci bir kitap yazıyor,  pazarlama tekniklerini en güzel şekilde kullanıp, kitaptan belli sayıda bastırıp, özel bir gün, saat ve fiyat belirleyip, kitabı o saatte satıyor.

Bazıları da, kitabı alan 1881 kişiyi eleştirerek, 2.500 TL’ye niye kitap alıyorsunuz? diye sorguluyor.

Eleştirenlere göre bu olay yanlış olsa da, nitelikli insan, Kıymet verdiği şeye o kıymetin karşılığında hak ettiğini düşündüğü bedeli ödemek ister. Ödeyen için kıymet arz ediyor ki, onca parayı (aynısının ciltsiz hali çok daha ucuz olarak piyasada olduğu halde) ödüyorlar.

Parası olan adam, değerli gördüğü için ucuz araçla işini görebilecek olduğu halde, gidip marka değeri yüksek olan bir araba alır. Çünkü onun için araçta değer, marka yada kalite vs. türündeki diğer unsurlardır.

Peki ! Siz, değer atfettiğiniz bir insanın eseri için, benzer bir bedeli ödemeye hazır mısınız?, buna bakın.

Ya da değer atfettiğiniz herhangi bir şey için ne kadar bedel ödediniz.? Veya ne kadar ödemeye hazırsınız.?

Bu eleştiriyi yapan Müslüman camiaya sormak isterim, önderimiz peygamberimiz için yazılmış kaç kitabı alıp okudunuz. Bu güne kadar onun hayatını öğrenmek için kaç paralık bedel ödediniz.  Ödeyip okumuş olanlar, bu bedellerin karşılığında öğrendikleri değerlerin ne kadarını hayatına uygulamışlardır.

Peygamberimiz, tek başına çıktığı yolda, 23 yılda Veda Hutbesi’nde 120.000 kişiye ulaşmıştı.  Ona inanan sizler, bizler ömrü hayatımızda kaç kişiye ulaştık, kaç kişiyi ikna ettik. Bunun için hangi zahmetlere katlanıp, hangi bedelleri ödedik. Camide ayda yılda bir iki defa verdiğiniz 5, 10 lira dışında.

Bir kişi 120.000 kişiye ulaşmış iken, milyonlarca Müslümanın birkaç yılda kaç milyara ulaşacağını hesaplayabilir misiniz.? Farzedelim, hesabı doğru buldunuz, peki gerçek hayat nasıl, bulduğunuz hesapla örtüşüyor mu?

%99 u Müslüman olan Memleketimizde, Müslüman kabul ettiklerimizin pek çok yanlışını hepimiz sorguluyor ve rahatsız oluyoruz. İşte bu yüzden hem nitelik hem nicelik açısından eksik olmaya devam ediyoruz.

Çünkü iman, bedel ödemeyi gerektirir, ödediniz mi?

Hanefi mezhebinin kurucusu İmamı Azam Ebu Hanife değerleri uğruna hapse girdi ve yine değerleri uğruna öldürüldüğü söylenir.

Çoğu kişinin gavur gördüğü Sokrates de kendi değerleri uğruna öldürüldü, bunun gibi müslüman ya da gayrimüslim pek çok insan fikirleri ve idealleri doğrultusunda hayatını ortaya koyacak bedeller ödedi. Sizler, bizler hayatımızı ortaya koyacak bedelleri ödemeyi boş verin, mali sonuçları olan üç, beş kuruşluk ne kadar bedel ödedik.?  Başkalarını 2500 lira vermiş diye suçlayan müslüman kardeşlerim, sizler- bizler kaç paralık bedeller ödedik.

Kendinizi doğru kabul ederseniz, başkaları da doğru olsun diye kaç dostunuzu doğruya çağırdınız. Yanlışını gördüğünüz ve ihtar ettiğiniz kaç Müslümanın, takdirini aldınız. Beni uyardığın için, Allah senin yolunu açsın, dediğini kaçından duydunuz. Yoksa insanı uyarınız karşısında fırça mı yediniz?

Yusuf İslam (Cat Stevens) Müslüman olduktan Yıllar Sonra “İslam’ı tanımadan önce Müslümanları tanısaydım Müslüman olmazdım” babında bir şeyler söylemişti. Bana göre, Müslümanlar için tarihte söylenmiş en ağır sözlerden biri budur. Müslümanlara çeki düzen vermesi gereken, tekrar düşünmeye sevk eden, iman itikat ve amellerini sorgulamaya davet eden bir cümledir. Ve Müslümanların yapması gereken esas şey de budur “kendini sorgulamak.”

Bu sorgulama, bize bir yerlerde hata yaptığımızı fark ettirdiği anda, doğruyu bulmaya en yakın noktada olduğumuzu anlarız.

Sorgulama sonucunda ulaşacağımız yer şudur. Savaşmadan nasıl vatan elde edilemiyorsa, iman da amel olmadan yeterli olamaz.  Müslümanlık sadece kitapta yazana imanla olsaydı, Allah oruç tutun demezdi, namaz kılın demezdi, zekat verin demezdi, iyilik yapın demezdi.

Allah sizden somut uygulama bekliyor. Oruç, namaz, zekat ve yapılacak iyilikler, bunlar hep zorluk gerektirirler. Yani, hem mali hem bedeni bedel ödemek zorundasınız. Yoksa ödül yok,

Adamlar 2500.TL ödeyerek fikirlerine sahip çıkıyorlar. Bizlerin, fikir dünyası ile amel dünyası uyumlu mu diye kendimizi sorgulayacağız. Değilse, eksik yaptıklarımızı tespit edeceğiz. Yapmadıklarımızı hayata geçireceğiz.

Salih ÇAKIROĞLU

12 Şubat 2019 Salı